Hatay’da “Türkiye’nin COP31’e Giden Yolu: Dirençli Şehirler” etkinliğinde bir araya gelen bakanlar ve üst düzey temsilciler, kentleri iklim eyleminin merkezine yerleştiren ve politikadan uygulamaya geçişi hızlandırmayı taahhüt eden ortak bildirgeyi kabul etti.
Türkiye’nin Hatay kentinde düzenlenen “Türkiye’nin COP31’e Giden Yolu: Dirençli Şehirler” başlıklı uluslararası etkinlikte bir araya gelen bakanlar ve üst düzey temsilciler olarak, kentlerin iklim kriziyle mücadelede ön saflarda yer aldığını ve iklim eylemi ile sürdürülebilir kentsel kalkınmada merkezi bir rol oynadıklarını kabul ediyoruz.
Türkiye’de Şubat 2023’te meydana gelen yıkıcı depremleri hatırlatarak, afet sonrası toparlanmanın, yeniden inşanın ötesinde, dirençli, düşük karbonlu, kapsayıcı ve sürdürülebilir kentler geliştirmek için bir dönüşüm fırsatı olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyoruz.
Küresel sorunların artık politika çerçeveleri eksikliğinden değil, geniş ölçekli uygulamayı hızlandırma ihtiyacından kaynaklandığının altını çiziyoruz. Şehirler, küresel taahhütlerin somut eyleme dönüştürülmesi gereken ana platformlardır.
Aşağıdaki hedefler doğrultusunda birlikte hareket etmeyi taahhüt ediyoruz:
İki küresel süreç arasındaki bağların güçlendirilmesinin önemini vurguluyoruz:
COP31 sonuçlarını kentsel düzey uygulama mekanizmalarına dönüştürmeyi ve WUF13 aracılığıyla başarılı uygulamaları paylaşmayı ve yaygınlaştırmayı taahhüt ediyoruz.
Ayrıca, ilerlemeyi hızlandırmak için hükümetler, uluslararası kuruluşlar, finans kurumları, yerel yönetimler ve paydaşlar arasında uluslararası iş birliğini ve ortaklıkları güçlendirmeyi taahhüt ediyoruz.
Bu bildirge ilkelerini Bakü’de düzenlenecek WUF13’te (2026) ileri taşıyacak ve Antalya’da düzenlenecek COP31’e (2026) bir katkı olarak sunacağız.
Hatay Bildirgesi, ilerleme konusundaki ortak kararlılığımızı yansıtmaktadır: