H.E. Murat Kurum'un Taraflara yazdığı ilk mektup — COP31 Başkanlığı'nın vizyonu, Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon ilkeleri ve Antalya 2026 için dokuz öncelik.
Ekselansları, Saygıdeğer Meslektaşlar, Değerli Dostlar,
Dünya, iklim eyleminin geleceği açısından belirleyici bir döneme girmektedir. İklim değişikliğinin etkileri derinleşmekte, çok taraflı iş birliğine duyulan ihtiyaç her zamankinden daha fazla önem kazanmaktadır. Bu durum, somut ve kararlı adımlar atılmasını zorunlu kılmaktadır. Taraflar Konferansı (COP) Başkanlığını devralacak ülke olarak Türkiye’nin sorumluluğu, Tarafları bir araya getirmek ve çok taraflı iklim eyleminin somut sonuçlar üretebilme kapasitesine duyulan güveni pekiştirmektir.
Bu anlayış çerçevesinde, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ekselansları Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın tarafından yapılan görevlendirme sonrasında, COP31 Başkanı olarak sizlere ilk mektubumu iletmekten büyük bir onur duymaktayım.
Bu süreçte, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİÇDS) ve Paris Anlaşması kapsamında elde edilen kazanımları korumayı ve daha da güçlendirmeyi ortak sorumluluğumuz olarak görmekteyiz. Bu çerçevede, iklim etkileri hızla kötüleşirken insanlık için daha güvenli bir dünya ve daha emniyetli bir küresel ekonomi inşa etmek üzere, Tarafların beklentilerini ortak bir zeminde buluşturmayı amaçlıyoruz.
Ortak yuvamız Dünya’yı gelecek nesillere sağlıklı ve dengeli bir şekilde aktarabilmek için birlikte hareket etmenin gücünden yararlanmalıyız.
Türkiye, bu Başkanlığı üstlenirken, COP30 Belém sonuçları da dâhil olmak üzere, Taraflar Konferansı’nın (COP) önceki oturumlarının çalışmalarının ve elde edilen çıktıların devamlılığı içinde hareket edecektir.
Troika yaklaşımı, geçmiş, mevcut ve gelecek başkanlıkları arasında bağlantı kurarak istikrar ve öngörülebilirlik açısından önemli bir dayanak teşkil etmektedir. Bu bağlamda, Türkiye ve Avustralya olarak Azerbaycan ve Brezilya ile yakın iş birliği içinde çalıştığımızı vurgulamak isterim.
COP31, Türkiye ile Avustralya arasında geliştirilen yeni bir iş birliği modeli çerçevesinde hayata geçirilecek olup, bu yönüyle önceki COP’lardan ayrışmaktadır. COP31 Başkanlığı, yeni, kapsayıcı ve çözüm odaklı bir COP ortaya koymayı vadeden yenilikçi bir modeli tesis etmekten gurur duymaktadır. Türkiye, COP31 Başkanlığını üstlenecek, Antalya’da gerçekleştirilecek COP31’e ve Dünya Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak ve Eylem Gündemi’ne liderlik edecektir. Türkiye-Avustralya İş birliği Çerçevesinde, Avustralya’dan bir temsilci Müzakereler Başkanı olarak atanmış olup, Türkiye ile istişare halinde, COP31 müzakerelerinin yürütülmesine liderlik etme konusunda münhasır yetkiye hali olacaktır.
Bu çerçevede, değerli meslektaşım, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Ekselansları Sayın Chris BOWEN’un COP31 Müzakereler Başkanı olarak atandığını bildirmekten memnuniyet duyuyorum. Kendisinin çalışmalarına tam güvenim vardır. Önümüzdeki haftalarda, müzakerelere ilişkin önceliklerimizi ve iklimin tüm sütunlarında nasıl ilerleme kaydedebileceğimizi ortaya koyan müşterek bir mektubu sizlerle paylaşacağız.
Geçtiğimiz yıl COP30 tarafından resmen memnuniyetle karşılanan bu düzenlememiz, ortak bir amaç, samimi iş birliği ve iklim eylemi açısından bu kritik dönemde dünya için güçlü ve uygulanabilir sonuçlar ortaya koyma kararlılığı temelinde şekillenmiştir.
Bu yeni model, Akdeniz ve Pasifik bölgelerini birbirine bağlayarak, BMİÇDS ve Paris Anlaşması hedeflerini destekleme konusundaki derin taahhüdümüz temelinde iklim diplomasisi için yeni bir dönemi başlatmaktadır.
İklim değişikliğiyle mücadeleyi ilerletmek, iklim dayanıklılığını güçlendirmeye katkı sağlamak ve hâlihazırda devam eden ve geri döndürülemez olan, ancak daha hızlı ilerlemesi gereken temiz enerji dönüşümünü hızlandırmak amacıyla diplomatik, jeopolitik ve ekonomik güçlerimizi bir araya getireceğiz.
Ayrıca, 5–8 Ekim 2026 tarihlerinde Fiji Cumhuriyeti’nde gerçekleştirilecek Pre-COP toplantısı, Tuvalu’da düzenlenecek bir liderler etkinliği dâhil, farklı bakış açılarının kapsayıcı bir şekilde yansıtılmasına katkı sağlayacaktır.
Ekselansları Sayın BOWEN ile COP31’de başarıya ulaşma konusunda ortak bir vizyonu paylaşmaktayız.
Geçmişten öğrendiklerimizi temel alarak ve bunları bugüne uygulayarak “Geleceğin COP’u”nu hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu; uygulama odaklı, kapsayıcı ve dengeli, taahhütleri ölçülebilir ve pratik sonuçlara dönüştüren bir yaklaşımı içerecektir.
Başkanlığımız üç temel ilke doğrultusunda şekillenecektir: Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon.
Türkiye’nin COP31 kapsamındaki Eylem Gündemi öncelikleri, küresel iklim eyleminin uygulanmasını hızlandırmayı ve alınan kararları somut ve ölçülebilir sonuçlara dönüştürmeyi hedefleyen bütüncül bir yaklaşıma dayanmaktadır. Küresel İklim Eylemi Gündemi’nin altı ekseni kapsamında aşağıdaki kilit alanlara odaklanacağız:
Bu yaklaşım, kaynak verimliliği, enerji güvenliği, yenilenebilir enerji, doğa temelli çözümler, sürdürülebilir su kullanımı, afetlere dayanıklı altyapı, yerel iklim eylemi ve çok paydaşlı ortaklıkları kapsayan bütünleşik bir perspektifi yansıtmaktadır.
Türkiye’nin amacı, yerel ve bölgesel uygulama yoluyla küresel iklim hedeflerini desteklemek için finans, teknoloji ve ortaklıkları harekete geçirmektir. Özellikle kırılgan bölgeler için pratik ve ölçeklenebilir çözümler geliştirmeyi ve iklim eylemini sürdürülebilir kalkınmayla uyum içinde ilerletmeyi hedefliyoruz.
COP31 Başkanlığı, sürece sivil toplumun, özel sektörün, finans kuruluşlarının, akademinin ve yerel yönetimlerin aktif katılımını teşvik edecektir. Aynı zamanda, gençlerin aktif katılımı olmadan hiçbir dönüşümün başarılamayacağına yürekten inanıyoruz. Bu kanaatimizle, “Geleceğin COP’u”nu genç nesillerle birlikte inşa edeceğiz.
Eylem Gündemi’nin uygulanmasını hızlandırmak amacıyla Sıfır Atık Vakfı Başkanı Sayın Samed Ağırbaş, COP31 İklim Yüksek Düzey Şampiyonu olarak atanmış olup, iş dünyası, finans kuruluşları, şehirler ve bölgeler ile sivil toplumla yakın iş birliği içinde çalışacaktır.
Bakan Bowen ile birlikte, Bayan Sally Higgins’ın Gençlik İklim Şampiyonu olarak atandığını memnuniyetle duyuruyoruz. Bayan Higgins, Avustralya’nın Queensland eyaletinden olup, iklim değişikliği konusunda tutkulu bir savunucu ve gençlerin sesini yükseltme konusunda kararlı bir aktivist.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Sayın Fatma Varank, COP31’in genel stratejik çerçevesini, sürecin ve Eylem Gündemi’nin içeriğini, uluslararası müzakere hazırlıklarını, kurumlar arası koordinasyonu ve mekan planlamayı koordine ederek Başİcra Kurulu (COP31 CEO) görevini üstlenecektir.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Sayın Ömer Bulut, inşaat ve altyapıdan sorumlu olacak; konferans mekanlarının ve lojistik altyapının zamanında, eksiksiz ve en yüksek standartlarda hazırlanmasını sağlayacaktır.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Sayın Burak Demiralp, mekan yönetimi dâhil olmak üzere operasyonel ve lojistik süreçlerden sorumlu olacaktır.
İklim Değişikliği Başkanlığı Müdürü Prof. Dr. Halil Hasar, COP31 Başkanlığı’nın yürütme yapısı içinde Baş İklim Diplomasisi Yetkilisi görevini üstlenecektir.
Ayrıca Sayın Mehmet Ali Kahraman, Başkanlık programının ve ilgili süreçlerin koordinasyonundan sorumlu olmak üzere COP31 Başkanlık Ofisi Direktörü görevini üstlenecektir.
COP31 Başkanlığı, on iki bin yıl öncesine dayanan insanlığın ilk yerleşim yeri ve “Tarihin Sıfır Noktası” olarak bilinen Göbeklitepe’den ilham almaktadır. Göbeklitepe, dayanışma, denge ve doğayla uyum ilkelerini hatırlatmaktadır. Ortak yuvamız, çok taraflılığa güveni yeniden tesis eden ve son COP’ların kazanımları üzerine inşa edecek taahhütler ve ölçülebilir sonuçlar gerektirmektedir. Tüm Tarafların ve diğer katılımcıların değerli katkılarıyla, COP31’in bu vaadi kolektif biçimde nasıl hayata geçirdiğimizi göstereceğine, hem tutarlılığı hem de etkinliğiyle müstesna bir COP olarak hatırlanacağına inanıyorum.
Dünyanın kesişim noktasında yer alan Türkiye, medeniyetler ve kültürler arasında bir köprü teşkil etmektedir. Tarih boyunca, köklü birlikte yaşama ve dayanışma geleneğiyle Türkiye, bölgesel ve uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesine önemli katkılar sunmuştur.
Bu itibarla, Antalya’ya giden yolun şeffaf, öngörülebilir ve kapsayıcı bir şekilde yürütülmesini sağlamaya kararlıyız. Antalya, güçlü altyapısı ve dünyaca bilinen misafirperverliğiyle, büyük uluslararası etkinliklere ev sahipliği yapma konusunda geniş bir tecrübeye sahiptir. Konferans mekanının ve çevre tesislerin başarılı bir COP için gereken tüm şartları karşılamasını teminen hazırlıklar büyük bir titizlikle sürdürülmektedir.
11–12 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek Dünya Liderleri Zirvesi, COP31 için siyasi ivme ve görünürlük oluşturmasında teşkil edecektir. Zirve, liderlerin yeni, somut ve uygulanabilir iklim taahhütlerini açıklamaları ve müzakerelerde olumlu sonuçları destekleyecek, temel boşlukları ele alan girişimleri başlatmaları açısından önemli bir fırsat sunacaktır.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndaki görev süremi boyunca sekiz yılı aşkın bir süredir –İklim Kanunu’nun hazırlanması, uzun vadeli iklim ve düşük emisyon kalkınma stratejilerinin geliştirilmesi, afetlere ve iklime dayanıklı şehirlerin inşası, yerel yönetimlere yönelik yenilikçi politika ve finansman mekanizmalarının tasarlanması ve gençlik iklim elçileri hareketinin başlatılması dâhil olmak üzere– Türkiye’nin iklim politikalarının hukuki ve stratejik altyapısının oluşturulmasına öncülük etmiş biri olarak bu tecrübemi Türkiye’nin COP31 Başkanlığı sürecinde etkin bir şekilde kullanmayı taahhüt etmekteyim. Yenilikçi ortaklıktan ve güçlü uluslararası iş birliğini önceliklendirerek küresel iklim eylemini hızlandırmaya ve BMİÇDS ile Paris Anlaşması hedeflerine katkı sağlamaya kararlıyım. Antalya’da, dünya, sözleri somut sonuçlara dönüştürmelidir.
Sizleri geleneksel Türk misafirperverliğinin samimi ruhu içerisinde ağırlamaktan memnuniyet duyacağız. Gelin, bu vesileyle, çok taraflılığa olan bağlılığımızı yeniden teyit edelim, ortak sorumluluk bilinciyle hareket edelim ve ortak hedeflerimizi anlamlı kolektif eylemlere dönüştürelim.
Önümüzdeki dönemde, bu ilkeler çerçevesinde iklim eyleminin geleceğini şekillendirmek üzere hep birlikte çalışmayı temenni ediyorum.
Ekselansları, Saygıdeğer Meslektaşlarım, Değerli Dostlar, en yüksek saygılarımı sunarım.