COP31 Başkanı Murat Kurum, İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi'nde (ICFS) iklim finansmanı “uçurumunun” kapatılması için çağrı yaptı
- Kurum, dünya liderlerine iklim finansmanını öncelikli hâle getirmeleri ve onu savunma harcamalarıyla eş değer stratejik bir güvenlik önceliği olarak ele almaları yönünde ivedi çağrıda bulundu
- Dünya liderlerine “iklim meselesinde daha güçlü, daha cesur ve daha somut bir siyasi irade ortaya koyma” çağrısı yaptı
- Finansmanın hayata geçirilmesini hızlandıracak amiral gemisi COP31 Başkanlığı girişimi İklim Uygulama Köprüsü'nün (CIB) hayata geçirme ortağı olarak UNDP açıklandı
- İstanbul Bildirisi, İklim Uygulama Köprüsü'nü memnuniyetle karşıladı ve Çok Taraflı Kalkınma Bankaları (MDB'ler), Çok Taraflı İklim Fonları (MCF'ler), Uluslararası Finans Kuruluşları (IFI'lar) ile diğer ortaklar arasında daha güçlü iş birliği taahhüdünde bulundu
İstanbul, 4 Eylül 2026
COP31 Başkanı Murat Kurum, bugün dünyaya, “kapatmamız gereken” iklim finansmanı “uçurumunun” kapatılması için güçlü bir eylem çağrısı yaptı. Çağrı, İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi'nin ilk gününde yapıldı; zirve, COP31 Yolunda iklim finansmanında hedef iddiasını yükseltmek ve ilerleme sağlamak üzere özel bankaları, uluslararası finans kuruluşlarını, çok taraflı kalkınma bankalarını, çok taraflı iklim fonlarını ve daha birçok kurumu bir araya getiriyor.
Kurum ayrıca, ülkelerin uzun vadeli savunma harcamalarını artırmasına benzer biçimde, iklim finansmanının da stratejik bir güvenlik önceliği olarak ele alınması gerektiğini savundu.
Kurum şunları söyledi: “Dünya, güvenlik konseptini yeniden kurmaktadır. NATO ülkeleri savunma ile bağlantılı yatırımlarını, milli gelirlerinin yüzde 5'ine kadar çıkaracak büyük bir dönüşüm başlatmıştır. Biz, benzer ölçekte bir hamleyi iklim güvenliği için de bekliyoruz.”
“Çünkü savunmaya ayrılan kaynak nasıl gelecekte ortaya çıkabilecek tehditlere karşı bugünden yapılan bir yatırım olarak görülüyorsa, iklim yatırımlarına da aynı stratejik gözle bakmak zorundayız.”
“Soru bundan daha açık olamaz: Yaşayacak güvenli bir dünyamız kalmazsa, ülkelerimizi savunmak için yaptığımız onca harcama ne işe yarayacak?”
Finansman, bu yıl 9-20 Kasım tarihlerinde Türkiye'nin Antalya kentinde düzenlenecek Birleşmiş Milletler iklim zirvesi COP31'in temel önceliklerinden biridir. COP31 Başkanlığı, iklim finansmanının hem COP sürecine duyulan güvenin yeniden inşasında hem de dünya genelinde insanların beklediği somut ilerlemenin hayata geçirilmesinde oynadığı hayati rolü açıkça ortaya koydu.
Kurum şöyle konuştu: “Bugün dünya liderlerine açık bir çağrı yapıyoruz: İklim meselesinde artık daha güçlü, daha cesur ve daha somut bir siyasi irade ortaya koymanın zamanı geldi. Tüm dünya liderlerini; temiz enerjiye, elektrifikasyona, dirençli şehirlere ve yeşil sanayiye daha fazla kaynak ayırmaya ve bu dönüşümü hızlandıracak ortak bir küresel irade oluşturmaya acilen davet ediyoruz.”
Bu eylem çağrısı, İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi'ndeki oturumlarla desteklendi; oturumlarda finansal aktörlerle, dirençli şehirler başta olmak üzere Başkanlığın temel öncelikleri ve Başkanlığın amiral gemisi “2035 yılına kadar %35” elektrifikasyon hedefine ulaşmak için iklim finansmanının nasıl ölçeklendirileceği ele alındı.
COP31 Başkanlığının amiral gemisi girişimi İklim Uygulama Köprüsü (CIB) de işlerlik kazanma yolunda önemli bir adım attı; Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Köprü'nün hayata geçirme ortağı olarak açıklandı.
Köprü, iklim hedef iddiası ile sermayenin sahaya sürülmesi arasındaki boşluğun kapatılmasında kilit rol oynayacak; ülkelere, iklim ve kalkınma önceliklerini finansmana hazır proje portföylerine dönüştürmeleri için ülke güdümlü uygulama desteği sunacak.
UNDP'nin hayata geçirme ortağı olarak yürüteceği çalışma, Köprü'nün Birleşmiş Milletler sistemi genelindeki yerleşik uygulama altyapısından yararlanmasını sağlayacak; böylece destek hızlı ve etkili biçimde sunulabilecek.
COP31 Başkanlığı öğleden sonra ayrıca, İklim Uygulaması ve Finansmanına İlişkin İstanbul Bildirisi'ni kamuoyuyla paylaştı. Bildiri; çok taraflı kalkınma bankaları, kalkınma finansmanı kuruluşları, iklim fonları, uluslararası örgütler, Birleşmiş Milletler kuruluşları, ulusal ve yerel yönetimler, şehir ağları, özel sektör temsilcileri, kurumsal yatırımcılar, ticari finans kuruluşları, hayırseverlik kuruluşları ve ortak kurumlar tarafından imzalandı.
Bildiride imzacılar, İklim Uygulama Köprüsü'nü memnuniyetle karşıladı; COP31 Başkanlığının, elektriğin küresel nihai enerji tüketimindeki payını 2035 yılına kadar yüzde 35'e çıkarma yönündeki elektrifikasyon hedefinin önemini teyit etti ve daha hızlı, daha iyi koordine edilmiş eylemi yürütmek için daha güçlü iş birliği taahhüdünde bulundu.
Bu iş birliği, kurumsal ve teknik desteğin güçlendirilmesinden bütünleşik yerel kentsel finansman imkânlarının, teknik yardımın ve kapasite ağlarının desteklenmesine kadar uzanıyor. İş birliği ayrıca, COP31 ve gelecekteki Aksiyon Ajandaları genelinde koordinasyonun kurumsallaştırılmasına ve iklim uygulaması için yatırım ortaklıklarını ve sermaye seferberliğini güçlendirmek üzere bölgesel ve uluslararası finans merkezlerinden yararlanılmasına yönelik çalışmaları destekleyecek.
Bu bildiri, COP31 Başkanlığının Kalkınma Finansmanı Kuruluşları, Uluslararası Finans Kuruluşları ve Çok Taraflı Kalkınma Bankaları ile yürüttüğü temasın önemli bir parçasıdır. Bu kuruluşlar, iklim finansmanının ölçeklendirilmesinde ve Başkanlığın temel önceliklerinin desteklenmesinde hayati rol oynayacak.
İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi'ni değerlendiren COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum şunları söyledi: “COP'un; iklim eyleminin fırsatlarını değerlendirebildiğimiz ve insanların karşılaştığı gerçek sorunlara yanıt veren somut sonuçlar üretebildiğimiz bir yer hâline gelmesi gerekiyor. Finansman bu çabanın olmazsa olmazıdır. Finansman yoksa uygulama da yoktur.”
Kurum, İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi'ni “Antalya yolunda; finansal aktörlerin, elektrifikasyondan atığa, dirençli şehirlerden okyanuslara ve ötesine uzanan Başkanlık önceliklerini nasıl destekleyebileceğine odaklanan özel bir alan” olarak tanımladı ve zirvenin “finans sektörünün çok daha büyük ölçekte finansmanı harekete geçirmek ve kaldıraçlamak için neler yapabileceğini belirleyeceğini” ifade etti.
İklim finansmanının mevcut durumunu değerlendiren Bakan Kurum şunları söyledi:
“İklim finansmanı ihtiyacımız 7,5 ile 9 trilyon dolar seviyesinde. Dünyanın hâlihazırda yaptığı yatırım ise yaklaşık 1,9 trilyon dolar. Bu farkı ben bir uçurum olarak niteliyorum ve bu, kapatmamız gereken bir uçurumdur.
İstisnasız hepimiz, iklim finansmanını bir maliyet olarak görmeyi bırakmalıyız. Onu gerçekte ne ise o olarak kabul etmeliyiz: Yarın çok daha büyük ekonomik ve sosyal kayıpların önüne geçmek için bugünden yapılan stratejik bir yatırım.
Dünya, güvenlik konseptini yeniden kurmaktadır. NATO ülkeleri savunma ile bağlantılı yatırımlarını, milli gelirlerinin yüzde 5'ine kadar çıkaracak büyük bir dönüşüm başlatmıştır. Biz, benzer ölçekte bir hamleyi iklim güvenliği için de bekliyoruz.
Çünkü savunmaya ayrılan kaynak nasıl gelecekte ortaya çıkabilecek tehditlere karşı bugünden yapılan bir yatırım olarak görülüyorsa, iklim yatırımlarına da aynı stratejik gözle bakmak zorundayız.
Soru bundan daha açık olamaz: Yaşayacak güvenli bir dünyamız kalmazsa, ülkelerimizi savunmak için yaptığımız onca harcama ne işe yarayacak?
Asıl mesele yalnızca ülkelerimizi savunmak değildir. Gelecek nesillere, savunmaya değer, yaşanabilir bir dünya bırakmaktır.
Bugün dünya liderlerine açık bir çağrı yapıyoruz: İklim meselesinde artık daha güçlü, daha cesur ve daha somut bir siyasi irade ortaya koymanın zamanı geldi.
Tüm dünya liderlerini; temiz enerjiye, elektrifikasyona, dirençli şehirlere ve yeşil sanayiye daha fazla kaynak ayırmaya ve bu dönüşümü hızlandıracak ortak bir küresel irade oluşturmaya acilen davet ediyoruz.






