İklim İşbirliği
COP31 Türkiye Başkanlığı, iklim kriziyle mücadeleyi küresel düzeyde samimi bir diyalog, ortak uzlaşı ve somut aksiyon zemininde yapılandırmayı esas almaktadır. Türkiye'nin "Geleceğin COP'u" vizyonu, iklim diplomasisini taahhütlerin ötesine geçirerek sahadaki uygulama ve çözümleri birleştiren çok taraflı ve kapsayıcı bir iş birliği modeline dayandırmaktadır.
Bu doğrultuda öne çıkan temel iş birliği sütunları şunlardır:
1. Yenilikçi Ortaklık Modelleri
Türkiye ve Avustralya'nın COP31 hazırlık sürecinde geliştirdiği özgün ortaklık yapısı, küresel iklim diplomasisine dengeli, şeffaf ve çözüm odaklı yeni bir iş birliği anlayışı kazandırmaktadır.
2. İklim Uygulama Köprüsü
Ülkelerin ulusal iklim planlarını uluslararası finans ve yatırım çevreleri için "finanse edilebilir" projelere dönüştürmeyi amaçlayan bu tamamlayıcı girişim, küresel finansal akışların rasyonel ve adil dağılımını destekleyen güçlü bir mekanizmadır.
3. Küresel Sektörel Koalisyonlar
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ve Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) gibi küresel kuruluşlarla ortaklaşa hayata geçirilen "Electrify Now" platformu başta olmak üzere çok uluslu ortaklıklar; yeşil dönüşümü ve küresel elektrifikasyon hedeflerini hayata geçirmek için ülkeleri, finans kaynaklarını ve sanayi liderlerini ortak bir paydada buluşturmaktadır.
4. Kentsel Dayanıklılık ve Yerel İş Birliği
BM-Habitat desteğiyle kabul edilen Hatay Deklarasyonu, iklim uyumu ile kentsel dirençliliği birleştirerek uluslararası ve yerel yönetimler arasında afet yönetimi, enerji verimliliği ve doğa tabanlı çözümler odağında güçlü bir iş birliği ağı örmektedir.
"Taahhüt niyet beyanı, uygulama ise güvendir."