COP31:
Medeniyetten İklim Eylemine
Türkiye'nin hikâyesi, yaşamı ve fikirleri taşımış bir toprağın hikâyesidir. Bu toprağın temsil ettiği an, artık yalnızca medeniyetlerin kesişimi değildir. Doğayla, birbirimizle ve birlikte şekillendirdiğimiz gelecekle ilişkimizi yeniden düşünme çağrısıdır.
İklim krizi, bugün karşı karşıya olduğumuz zorlukları ortak bir çevre ve toplum gündemine dönüştürmemizi gerektiriyor. COP31'de iklim eylemi ve iklim adaleti pratik bir zorunluluk hâline geliyor. Sürdürülebilirlik dünyası artık uzaktan izlenebilecek bir alan değil; toplumlar tarafından yaşanması gereken bir gerçekliktir.
Geçmişin derslerini geleceğin sorumluluklarına bağlayarak Türkiye; diyalogu güçlendirmeyi, uzlaşıyı derinleştirmeyi ve gerçekten sürdürülebilir, uygulanabilir bir ölçekte kolektif iklim eylemini ilham etmeyi amaçlamaktadır.
"Medeniyetin başladığı bir toprağın mirasından ilham alan Türkiye; iş birliğine dayalı, adil ve sürdürülebilir küresel bir iklim geleceği için çağrıda bulunuyor."


